KRAL'IN TÜRKÇE'YE ÇEVRİLMİŞ BAZI ŞARKILARININ SÖZLERİ

[ Turkce Sarki Sozleri ] Resim Galerisi ] Haftanin Klibi ] Haftanin Albumu ] Duvar kagitlari ]

Hazırlayan-Ebru Erbil

Merhaba ELVIS hayranları,
Adım Ebru Erbil. 1982 doğumluyum. Orta öğrenimimi İzmir Tire'de yaptım. Şu anda ise 9 Eylül Üniversitesinde İngilizce Öğretmenliği bölümünde okumaktayım. Ben de büyük bir ELVIS tutkunuyum. Onunla bu sitenin kurucularından olan Emrah Çoruh sayesinde tanıştım ve onu tanıyan herkes gibi ona hayran kaldım. Bu yüzden onu anlamak için sizlere de yardımı olur düşüncesiyle ELVIS şarkılarını dilimize çeviriyorum. Umarım bu görevi layıkı ile yapıyorumdur. Bundanböyle sizlerle burada buluşmak dileğiyle, sevgilerimle.

How Great Thou Art (Ne Muhteşem Yaratmışsın)

 

Oh Tanrım,
Yarattığın dünyaları düşününce,
Hayretler içinde kalıyorum.
Yıldızları görüyorum, çakan şimşeği duyuyorum.
Senin gücün bütün evrende görülüyor.
İsa coşku çığlıkları eşliğinde,
Beni eve götürmek için geldiğinde,

Kalbimi ne büyük bir sevinç kaplayacak.

O zaman mütevazi bir bağlılıkla eğileceğim

Ve orada Tanrım, ne harikalar yarattığını haykıracağım.

O zaman kurtarıcı Tanrım,

Ruhum sana haykıracak,

Ne muhteşem yaratmışsın.

 

An Evening Prayer (Bir Gece Duası)

 

Bugün birini incittiysem,

Birinin işini bozduysam,

Eğer kendi hüznümün içinde kaybolduysam,

Sevgili Tanrım affet.

Sana itiraf ettiğim bir günahı affet.

İşlediğim gizli günahlarımı da.

Oh tanrım, beni koru ve hüznümü dindir.

Sevgili Tanrım bana yardım et.

  

 

Silent Night (Sessiz Gece)

Sessiz gece, kutsal gece,
Bakire anne ve çocuğunun etrafında

Her şey sakin, her şey berrak
 
Kutsal çocuk, o kadar nazik ve sakin
İlahi bir huzur içinde uyuyor,
İlahi bir huzur içinde uyuyor.


Sessiz gece, kutsal gece,
Çobanlar onu görünce sarsıldılar

Bütün ihtişamıyla cennetten çıkıyor.
Melekler “Ulu Tanrım” diyorlar,
kurtarıcı İsa doğdu,

kurtarıcı İsa doğdu.

 

  

A Little Less Conversation (Daha Az Konuş)

 

Daha az konuşma, daha fazla hareket istiyorum.
Bütün bu açıklamalar beni tatmin etmiyor.
Daha çok ısır ve daha az havla,
Daha az savaş, daha çok kışkırt,
Elini kapat ve kalbini aç
Ve bebeğim beni tatmin et.

Bebeğim, gözlerini kapat
Ve bir yaz melteminde esen müziği dinle.
Bu mükemmel geceyi nasıl kullanacağımızı gösterebilirim,
Benimle gel ve endişelenmeyi bırak.

Daha az konuşma, daha fazla hareket istiyorum.
Bütün bu açıklamalar beni tatmin etmiyor.
Daha çok ısır ve daha az havla,
Daha az savaş, daha çok kışkırt,
Elini kapat ve kalbini aç
Ve bebeğim beni tatmin et.

Hadi bebeğim, konuşmaktan sıkıldım,
Paltonu al ve yürüyelim.
Hadi, hadi, hadi,
Erteleme ve konuşma,
Geç oluyor, üzülüyorum, bekliyorum.

 

  

Amazing Grace (Hayret Veren Merhamet)

Hayret veren merhamet, oh söylemek ne kadar güzel
Benim gibi bir yıkıntıyı kurtardı.
Bir zamanlar kaybolmuştum, şimdi kendimi buldum,
Kördüm fakat şimdi görüyorum.
Biz on bin yıldır oradaydık
Güneş gibi parlıyorduk
Tanrı'ya dua etmek için çok az vaktimiz vardı
Sonra dünyada yaşamaya başladığımızda
Çok fazla seneyi hatalarla harcadık
Ben de öyle yaptım
Fakat bu varlık ve onun melekleri bizi kurtardı
O'nun sonsuz merhameti beni bütünleştirecek
Hayret veren merhamet, oh söylemek ne kadar güzel.

 

   

It Is No Secret (What God Can Do) (Sır Degil) (Tanrı'nın Neler Yapabilecegi)

Zamanın çanları haber veriyor,
Bugün başka bir gündür.
Biri kayıp düştü
O biri sen miydin?

Fazladan güç isteyebilirsin
Ve yenilenmek için cesaret
Hayal kırıklığına uğrama sakın
Çünkü senin için haberlerim var

Tanrı'nın neler yapabileceği bir sır değil
Başkaları için neler yaptıysa
Senin için de yapacak
Kollarını sonuna kadar açıp seni bağışlayacak
Tanrı'nın yapabilecekleri sır değil

O'nun ışığından hiç gece olmaz
Hiç yalnız yürümezsin
Nereye gidersen git
Kendini hep evinde hissedersin

Tanrı senin yanındayken
Hiçbir güç seni ele geçiremez
O'nun mucizesine inan
Asla kaçma ve saklanma. 

 

 

 A Mess Of Blues (Bir Hüzün Yumağı)

Bebeğim,
Mektubunu henüz aldım
Eve gelmeyecekmişsin, çok kötü
Yemin ederim çıldıracağım
Burada yapayalnız oturuyorum
Gittiğinden beri bir hüzün yumağıyım

Pazar gününden beri bir haftadır uyumuyorum
Bütün gün bir lokma yiyemiyorum
Sanki hergün karamsar bir Pazartesi
Sen gittiğinden beri bir hüzün yumağıyım

Bir damla gözyaşı
Yüzümden aşağı yuvarlanıyor
Aşık olduğunda ağlıyorsan
Bu kesinlikle mutsuzluktan değildir

Aklımı kaybetmeden önce
Kendimi toplamak zorundayım
Bir sonraki treni yakalayacağım
Ve hüzünlerimi arkamda bırakacağım
Sen gittiğinden beri bir hüzün yumağıyım

Take My Hand Precious Lord (Ulu Tanrım Elimi Tut)

Ulu Tanrım, elimi tut,
Bana yol göster,
Ayakta kalmam için bana yardım et!
Fırtınadan, karanlıktan
Yorgunum, yalnızım.
Bana ışığı göster!
Elimi tut ulu Tanrım, bana ebediyeti göster!

Yolum uzadığında,
Ulu Tanrım, yanımda ol!
Aydınlığım kararmak üzere olduğunda,
Ağlayışımı, seslenişimi duy.
Elimi tut ki düşmeyeyim!
Elimi tut ulu Tanrım, bana ebediyeti göster!

Karanlık ortaya çıktığında ve gece olduğunda
Ve gün bittiğinde,
Nehrin kenarında duruyorum,
Bana yol göster!
Elimi tut ulu Tanrım, bana ebediyeti göster!

I Believe (İnanıyorum)

İnanıyorum,
Düşen her yağmur damlasında,
Bir çiçeğin yeşermesinde.
Karanlık gecenin içinde biri var,
Bir mum ışığında.
Yolu göstermek için
Her gidenin yerine başka biri gelecek, inanıyorum.

İnanıyorum,
Şimşek çaktığında,
En küçük dua bile duyulacak.
İnanıyorum,
Yüce bir yerde her kelimeyi duyan biri var.

Her yeni doğan bebek sesi duyduğumda,
Bir yaprağa dokunduğumda,
Ya da gökyüzüne baktığımda
Neden inandığımı anlıyorum.

1. My Boy (Oğlum)

Şimdi uyuyorsun, biliyorum ama anlatmak zorundayım oğlum
Çok geç olmadan bazı şeyleri açıklamak isterim
Sonunda, annen ve benim için aşk bitti
Bu mutlu bir yuva değil fakat ne kadar uğraştığımı Tanrı biliyor oğlum.

Sen benim sahip olduğum her şeysin oğlum
Sen benim hayatım, gururum, neşemsin
Ve eğer burada kalırsam senin için kalırım oğlum

Biliyorum, annenle neden evlendiğimizi anlamak zor
Artık ayrı tellerden çalan iki yabancıdan farksısız
Güldüm, ağladım, her oyunu kaybettim
Elimden geleni yaptım fakat şimdi eskisi gibi burada kalacağım

Uyu oğlum, hiç bir şey duymadın, belki de böylesi daha iyi
Küçük rüyalarını kirleterek sana niye cehennemi yaşatayım ki?
Senin de bir gün anlayacağın gibi, hayat bir peri masalı değil
Fakat şimdi sadece bir çocuksun, burada kalacağım ve büyümeni izleyeceğim.

2. My Way (Kendi Yolum)

Artık sona yaklaştık
Ve son perdeyi oynuyorum
Açık konuşacağım dostum
İçinde bulunduğum durumu anlatacağım
Dolu dolu bir yaşam sürdüm
Yaşanabilecek en büyük olayları yaşadım
Ve fazlası, çok daha fazlası, kendi yolumu çizdim.

Birkaç pişmanlığım oldu
Fakat bahsetmeye değmeyecek kadar az
Yapmam gerekeni yaptım
Ve yapmak zorunda olmadığım halde olayların iç yüzünü gördüm
Her uzmanca işte başrol oynadım
Ve hayatımda her adımı dikkatlice attım
Ve fazlası, çok daha fazlası, kendi yolumu çizdim.

Evet, bildiğini biliyorum dostum
Çiğneyebileceğimden büyük lokmalar ısırdığım zamanlar oldu
Fakat başaracağımdan şüphelenildiğinde
Isırdığım lokmayı çiğnedim ve dışarı tükürdüm
Hepsine göğüs gerdim ve dimdik ayakta kaldım
Ve kendi yolumu çizdim.

Sevdim, güldüm ve ağladım
Düştüm, kaybetmekten payıma düşeni aldım
Ve şimdi gözyaşlarım dökülürken hepsini çok gülünç buluyorum
Bütün yaptıklarımı düşünerek
Utanmadan, oh tabiki utanmadan söyleyebilirim ki
Kendi yolumu çizdim.

3. In The Ghetto (Bir Varoşta)

Soğuk ve gri bir Chicago sabahında karlar uçuşurken
Bir varoşta
Zavallı, küçük bir bebek doğdu
Ve annesi ağladı.
Çünkü ihtiyacı olmayan tek bir şey varsa
O da beslenecek başka bir aç boğazdı,
Bir varoşta..
 
Anlamıyor musunuz?
Çocuğun bir yardım eline ihtiyacı var
Yoksa, bir gün asabi bir delikanlı oacak
Elimizi vicdanımıza koyalım!
Göremeyecek kadar kör müyüz?
Sadece başımızı çeviriyoruz.
Dünya dönüyor,
Ve burnu akan, aç, küçük bir çocuk
Soğuk bir rüzgarın estiği sokakta oynuyor,
Bir varoşta..

Ve o, çok aç.
Bu yüzden gece vakti sokaklarda gezmeye başlıyor,
Ve çalmayı öğreniyor,
Ve dövüşmeyi öğreniyor,
Bir varoşta..
 
Sonra bir gece,
Umutsuzluk içinde, evden kaçıyor,
Bir silah alıyor, bir araba çalıyor, kaçmaya çalışıyor.
Fakat fazla uzaklaşamıyor..
Ve annesi ağlıyor.

Elinde silahla yüzükoyun yerde yatarken
Asabi delikanlının etrafında bir kalabalık toplanıyor,
Bir varoşta..
Genç oğlu öldüğünde,
Soğuk, gri bir Chicago sabahında
Yeni bir bebek doğuyor,
Bir varoşta..
Ve annesi ağlıyor,
Bir varoşta..

4. Lonesome Cowboy (Yalnız Kovboy)

Ben yalnız bir kovboyum
Ve yapayalnız geziyorum.
Tek bir kuruşum bile yok,
Sevgilime telefon etmek için..
 
Dağın hemen ardında bir şehir var,
Ve beni çağırdığını duyuyorum.
Sür atını yalnız kovboy!
Burası kaderini bulacağın yer..
Rüyalarımda,parlak ve cezbedici ışıklar parlıyor,
Bana yakın fakat bir o kadar da uzak.
Her zaman böyle yalnız bir kovboy mu olacağım?
Sadece bir yıldıza mı uzanıyorum?

Sür atını uzaklara kovboy!
Şarkı söyle kovboy!
 
Bir gün, bu tenha vadiyi terkedecek miyim?
Gerçekten parlayan ışıkları görecek miyim?
Dağın ardında ne olduğunu keşfededcek miyim?
Kemendimi atıp rüyamı yakalayacak mıyım?

Ben yalnız bir kovboyum
Ve yapayalnız geziyorum
Eğer beni aramazsan sevgilim
Bir daha asla dönmeyeceğim!!

5. Polk Salad Annie (Ispanak Annie - Güneyde bir salata çeşidi )

Louisana'nın güneyinde,
Timsahların yetiştiği yerde
Bütün dünyaya yemin ederim ki
Timsahları evcilleştiren bir kız yaşardı
Adı Polk Salad (Ispanak) Annie idi.
Büyükanneni timsahlar yesin! (Lanet olsun!)
Herkes bunun bir utanç olduğunu söylüyordu
Çünkü annesi bir eşkiya çetesinin başıydı
Ne kaba, zalim bir kadın!
 
Her gün gece yarısı olduğunda
Tarlaya giderdi
Ve ona polk salad (ıspanak) toplardı
Ve bir çuvalın içinde onları eve götürürdü,
Polk Salad (Ispanak) Annie
Büyükanneni timsahlar yesin!
Herkes bunun bir utanç olduğunu söylüyordu
Çünkü annesi bir eşkiya çetesinin başıydı
Ne lanet olası, kaba, cani bir kadın!
Tanrı affetsin!

Ona bir lokma ıspanak ver, tadına baksın,
Evet, ne olduğunu biliyorsun,
Fakat babası tembelin ve züğürtün tekiydi
Hep geçmişinin kötü olmasını bahane ederdi.
Annie'nin bütün erkek kardeşleri
Kamyonumdan karpuzları çalmakta ustaydı.
Polk Salad (Ispanak) Annie
Büyükanneni timsahlar yesin!
Herkes bunun bir utanç olduğunu söylüyordu
Çünkü annesi bir eşkiya çetesinin başıydı
 
Ona biraz ıspanak ver, tadına baksın,
Ve onun bize ne vereceğini biliyorsun
Sen de tat!

Bana da biraz ıspanak ver
Buna ihtiyacım var, biliyorsun!!

6. The Impossible Dream (İmkansız Rüya)

İmkansız olanı düşlemek,
Yenilmez olanla savaşmak,
Katlanılmaz olana katlanmak,
Cesurların bile gidemediği yere gitmek,
 
Yazılamaz olan yanlışı yazmak,
Kendini aşmak,
Tüm yorgunluğuna rağmen denemek,
Ulaşılmaz olan yıldıza ulaşmak..

Bu yıldıza ulaşmak en büyük amacım.
Ne kadar umutsuz olduğunun önemi yok,
Ne kadar uzak olduğunun da..
Doğruluk için savaşmak,
Hiç duraksamadan.
Cehenneme gitmeye istekli olmak
İlahi bir neden için..
 
Ve doğru yaptığımı biliyor olacağım
Bu göz kamaştırıcı amaç için
Öldürüldüğümde
Kalbim barış ve huzur içinde olacak.

Ve bu yüzden dünya daha güzel olacak
Aşağılanmış ve yaralar içinde bir adam
Fakat buna rağmen içindeki son cesaret parçasıyla
Ulaşılmaz olan yıldıza ulaşmak için çabalıyor

7. She’s Not You (O, Sen Değilsin)

Onun saçları yumuşacık,
Ve gözleri masmavi
Bir kızın sahip olabileceği her şeye sahip
Fakat o, sen değilsin.
Mralim bozuk olduğunda
Beni nasıl güldüreceğini bilir,
O, bir erkeğin isteyebileceği her şeye sahip
Fakat o, sen değilsin.
Ve onunla dans ederken
Aynı şeyleri hissediyoruz.
Ve ben, senin ismini fısıldamaktan
Kendimi zor alıyorum.
Tıpkı senin gibi öpüyor
Ve bu beni incitiyor,
Çünkü o, sen değilsin.

8. The Girl Of My Best Friend (Arkadaşımın Aşkı)

Onun yürüyüşü,
Konuşması..
Rol yapmaya daha ne kadar devam edebilirim!
Arkadaşımın aşkına aşık olmaktan
Kendimi alamıyorum
 
Onun güzel saçları,
Açık teni..
Rol yapmaya devam etmeliyim, sonsuza dek.
Arkadaşımın aşkına aşık olmaktan
Kendimi alamıyorum

Onu ne kadar sevdiğimi
Ona söylemek istiyorum.
Ve ona sarılmak istiyorum, peki ya sonra?
Eğer arkadaşıma söylerse
Bir daha ikisinin de yüzüne bakamam.
 
Onların öpüşmeleri,
Mutlulukları..
Bu acı bitecek mi?
Yoksa hep aşık mı kalacağım,
Arkadaşımın aşkına?

Asla bitmeyecek!
Biter mi?
Tanrım, lütfen bitsin!

9. Can’t Help Falling In Love (Kendimi Alamıyorum)

Akıllı adamlar
Sadece aptalların aşık olduğunu söyler
Fakat sana aşık olmaktan kendimi alamıyorum.
Kalabilir miyim?
Bu bir günah olur mu?
Sana aşık olmaktan kendimi alamıyorum.

Doğruca denize akan bir nehir gibi
Ben de sana koşuyorum.
Elimi tut, bütün hayatımı al,
Çünkü, sana aşık olmaktan kendimi alamıyorum.

10. It’s Now Or Never (Şimdi Ya da Asla)

Şimdi ya da asla,
Gel, sımsıkı sarıl bana,
Öp beni sevgilim

Benim ol bu gece!
Yarın çok geç olacak.
Şimdi ya da asla,
Aşkım beklemeyecek!
 
Zarif gülümsemenle
Seni ilk gördüğümde
Kalbim esir alındı,
Ruhum fethedildi.

Doğru zamanı bekleyerek
Bir ömür harcadım.
Sonunda yanımdasın,
Doğru zamanda.
 
Eğer gerçek aşkı
Ve bağlılığı, kaybedersek
Tıpkı bir söğüt gibi
Okyanusa ağlarız.

Dudakların beni heyecanlandırıyor
Kollarını aç bana.
Bir daha böyle buluşacağımızı
Kim bilebilir ki..

11. Suspicious Minds (Şüpheler)

Kapana kısıldık,
Dışarı çıkamıyorum,
Çünkü seni çok seviyorum bebeğim,
Neden göremiyorsun?
Söylediklerime inanmayarak
Bana ne yapmaya çalışıyorsun?
Aklımızdaki şüphelerle
Devam edemeyiz
Ve bu şüphelerin üzerine
Rüyalarımızı kuramayız.
Bir arkadaşım "Merhaba!"
demek için uğradığında
Gözlerinde yine şüphe mi olacak?
İşte yine başladık..
Sen nerede olduğumu sorarken
Ben ağlıyorum,
Ve gözlerimdeki yaşları göremiyorsun.
Aklımızdaki şüphelerle
Devam edemeyiz
Ve bu şüphelerin üzerine
Rüyalarımızı kuramayız.
Bırak aşkımızı kurtaralım.
Gözlerindeki yaşları sil,
Güzel bir şeyin ölmesine izin vermeyelim,
Biliyorsun tatlım,
Sana asla yalan söylemedim.

12. You've Lost That Loving Feeling (Aşk Bitti)

Artık dudaklarını öptüğümde
Gözlerini kapatmayacaksın,
Eskisi gibi içten değilsin!
Bunu göstermemek için çok çabalıyorsun
Fakat bebeğim, bunu biliyorum.
Artık bana aşık değilsin,
Beni eskisi gibi sevmiyorsun. Sana baktığımda
Gözlerinde içtenlik olmuyor,
Yaptığım en ufak şeyleri bile
Eleştirmeye başladın.
Gözlerim doluyor,
Çünkü bebeğim, güzel bir şey yok oluyor.
 
Bebeğim, senin için dizlerimin üstüne çöktüm;
Çünkü tatlı bebeğim,
Eğer beni eskisi gibi seversen
Her günümüz sevgi dolu geçer.
Oh, lütfen bunu reddetme!
Beni dinle, seninle konuşuyorum.
Eskisi gibi sev beni!
Artık bana aşık değilsin,
Ve ben böyle devam edemem.

13. Heartbreak Hotel (Kırık Kapler Oteli)

Sevgilim beni terk etttiğinden beri
Kendime yeni bir sığınak buldum,
Yalnızlar sokağının sonunda
Kırık kalpler otelinde.
 
Beni yalnız bıraktın bebeğim!
Çok yalnızım
O kadar yalnızım ki
Ölebilirim.

Kalbi kırık aşıkların
Ağlayıp açıldıkları bu otelde
Her zaman dolu olmasına rağmen
Yine de boş oda bulabilirsin.
 
Beni yalnız bıraktın bebeğim!
Çok yalnızım
O kadar yalnızım ki
Ölebilirim.

Çan çalıyor ve gözyaşları akmaya devam ediyor,
Ve resepsiyon görevlisi siyahlar giyinmiş...
Uzun zamandır yalnızlar sokağındalar,
Ve hiç arkalarına bakmayacaklar.
Beni yalnız bıraktın bebeğim!
 
Çok yalnızım
O kadar yalnızım ki
Ölebilirim.

Hey, eğer sevgilin seni terk ederse
Ve anlatacak bir hikayen olusa
Yalnızlar sokağında yürüyüşe çık,
Ve kırık kalpler oteline uğra.

14. Are You Lonesome Tonight? (Bu Gece Yalnız Mısın?)

Bu gece yalnız mısın?
Beni özlüyor musun?
Ayrıldığımız için üzgün müsün?
Seni öptüğüm ve sevgilim diye çağırdığım

O parlak yaz gününün hatırası hala duruyormu?
Salonundaki koltuklar
boş ve terkedilmiş mi görünüyor?
Gözlerin kapının eşiğinde
Beni mi hayal ediyorsun?
Kalbin acıyla mı dolu?
Geri dönebilir miyim?
Söyle sevgilim, bu gece yalnız mısın?
Bu gece yalnız olup olmadığını bilmek isterdim .
Bilirsin, biri dünyanın bir oyun olduğunu söyler,
Ve herkes bir bölüm oynamak zorunda.
Kader sana aşık olmamı seçti.
İlk bölüm, karşılaştığımız andı,
Sana ilk görüşte aşık oldum.
Sen rolünü akıllıca oynadın
Ve hiçbir ipucunu kaçırmadın.
Sonra ikinci bölümde sen değiştin,
Ve farklı davrandın.
Neden böyle yaptığını da asla anlayamayacağım.
Tatlım, beni sevdiğini söylediğinde yalan söyledin.
Ve senden şüphelenmem için hiçbir neden yoktu.
Fakat yine de sensiz yaşamaktansa
Yalanlarını duymayı tercih ederdim..
Şimdiki aşama ise boşluk,
Ve ben orada, boşluğun içinde duruyorum.
Ve eğer bana dönmeyeceksen perde kapansın.
Kalbin acıyla dolu mu?
Geri dönebilir miyim?
Söyle sevgilim, bu gece yalnız mısın?

15. An American Trilogy (Bir Amerikan Döngüsü)

Keşke şimdi Dixie'de olsaydım;
Pamuklar ülkesinde.
Anılar unutulmaz,
Dixie'yi hatırla..
Keşke şimdi Dixie'de olsaydım,
Dixie'de,doğduğum yerde.
Dixie'de buz gibi bir sabahı hatırla..
Ulu Tanrım!
Ulu Tanrım!
Ulu Tanrım!
O'nun varlığı herkesi sarıyor.
Çok sessizsin küçük yavrum,
Ağlamayacak mısın?
Biliyorsun, baban ölmek üzere.
Fakat üzülme, tüm çabalarımın sonucunu
Tanrı pek yakında gösterecek.

16. Make The World Go Away (Boşver!)

Her şeyi boşver!
Bu yükü al omuzlarımdan
Ve eskisi gibi ol.
Boşver dünyayı, gitsin!
Beni sevdiğin günleri hatırlıyor musun;
Benden uzaklaşamadan önceki günleri?
Eğer bunu yapabiliyorsan beni affet
Ve her şeyi boşver!
Eğer seni incittiysem
Bunu düzeltmeme izin ver
Ve lütfen beni affet,
Boşver dünyayı gitsin!

17. See See Rider (Bak Şu Kurnaza)

Şu kurnaza bak,
Oh şu yaptığına bak..
Oh, bayan beni kendine aşık ettin,
Fakat sana aşık olan adam artık yok.
Bak ne söylüyorum,
Ben gidiyorum bebeğim
Ve geri dönmeyeceğim.
Eğer kendime iyi bir kız bulursam
Hiç dönmeyeceğim.
Bak ne söylüyorum!
Şu kurnaza bak,
Oh şu yaptığına bak!

18. Peace In The Valley (Ahirette Huzurlu Olacağım)

Oh yorgunum, çok bitkinim
Fakat Tanrı beni çağırana dek
Yalnız devam etmek zorundayım.
Gün çok aydınlık,
Ve lamba yanıyor
Ve gece, gece deniz kadar karanlık.
Ahirette huzurlu olacağım, bir gün
Ahirette huzurlu olacağım, oh Tanrım sana yalvarıyorum.
Orada üzüntü ve acı olmayacak,
Zorluk da olmayacak,
Ahirette huzurlu olacağım.
Orada bir ayı nazik olacak,
Ve kurtlar evcil...
Ve aslan kuzunun yanında duracak
Ve zalimler
Bir çocuk tarafından yakılacak
Ve ben de böylece düzeleceğim.
Ahirette huzurlu olacağım, bir gün
Ahirette huzurlu olacağım, oh Tanrım sana yalvarıyorum.
Orada üzüntü ve acı olmayacak,
Zorluk da olmayacak,
Ahirette huzurlu olacağım

19. Trouble (Bela)

Bela arıyorsan doğru yere geldin.
Doğruca yüzüme bak.
Kendimi savunarak ve karşılık vererek doğdum
Babam yeşil gözlü bir dağ delikanlısıydı
Çünkü ben kötüyüm, göbek adım zalim.
Ben kötüyüm.
Bu yüzden ateşle oynama!
Asla bela aramadım,
Fakat kaçmadım da...
Hiç kimseden emir almam.
Sadece etten, kemikten yapıldım
Fakat, eğer bir gök gürültüsü duymak istiyorsan,
Yalnız başına deneme!
Çünkü ben kötüyüm, göbek adım zalim
Ben kötüyüm, bu yüzden benimle oynama!
Ben kötüyüm, kötülerin en kötüsü
Ateşle onama!

20. Yesterday (Dün)

Dün, tüm sorunlarım çok uzakta görünüyordu.
Şimdiyse, sanki sonsuza dek kalacakmış gibi yanımdalar.
Oh düne inanıyorum.
Ağız dolusu gülümsememi yitirdim
Üzerimde asılı bir gölge var
Oh dün birdenbire oldu.
Neden gitmek zorunda olduğunu bilmiyorum.
Söylemedi...
Bir şeylerin yanlış olduğunu söyledim.
Ve şimdi dünü özlüyorum.
Dün, aşk kolay bir oyundu...
Şimdiyse sığınacak bir yere ihtiyacım var.
Oh düne inanıyorum...

21. Solitaire (Yalnızlık Oyunu)

Bir adam vardı, yalnız bir adam,
İlgisizliği yüzünden aşkını kaybetti,
Sessizliği içinde ölene dek
Sevgisini paylaşamadı.
Ve yalnızlık oyunu, şehirdeki tek oyundu
Ve her yol onu çıkmaza sürüklüyordu.
Etrafında hayat akıp giderken,
O yalnızlık oyunu oynuyordu
Ve kartları dağıtıyordu.
Kupa kralı eline hiç gelmedi
Baştan kaybedilmiş eller bitti
Ve kartları yeniden dağıtmaya başladı.
Küçük bir umut, hiçbir şey söylemeden yok oldu
Bir adam vardı, yalnız bir adam
Yalnızca kendi eline hükmederdi...

22. There Goes My Everything (Her Şeyim Gidiyor)

Tek varlığım,
Sahip olduğum her şey gidiyor.
Boş koridorda,
Ayak sesleri duyuyorum.
Ve bir ses usulca:
"Sevgilim, elveda!" diyor.
Yaşama nedenim,
Rüyalarımın kadını gidiyor.
Tek varlığım,
Sahip olduğum her şey gidiyor.
Geçmişe baktığımda,
Paylaştığımız mutlulukları görüyorum.
Şimdiyse, kalbimin atmasını sağlayan sevgi,
kapının kapanmasıyla paramparça oldu...

23. Loving You (Seni Sevmek)

Bütün hayatımı
Seni severek geçireceğim.
Yaz, kış ve bahar...
Seni sevmek, yalnızca seni sevmek...
Nereye gittiğimin
Veya ne yaptğımın önemi yok.
Bil ki her zaman seni seviyor olacağım.
Eğer başka biriyle görülürsem,
Sakın moralini bozma.
Çünkü ben dürüst davranacağım
Sana karşı her zaman doğru olacağım.
Benim için yalnızca bir kişi var
Ve sen onun kim olduğunu biliyorsun.
Biliyorsun ki,
Her zaman seni seviyor olacağım...

24. Something Blue (Hüzünlü Bir Şey)

Zamanın akışı: Eski bir şey.
Gözyaşlarımsa yeni...
Ödünç alınmış bir şey: Bu dudaklar,
Karamsarlığım bu yüzden.
Ettiğimiz yeminler: Eski bir şey.
Ödediğim bedelse yeni...
Aşk denendi, fakat aslında hiç yoktu.
Şimdiyse karamsarım.
Kilisede arkandan yürürken
Sanırım gülümsesem iyi olacak
Gerçekten de bu odadaki en iyi adam değilim.
Eski bir şey: Kurduğumuz hayaller
Yeni bir şey: Onun düğün korosu.
Ödünç alınmış bir şey: Sana verdiğim kalbim.
Ve sen onu kırarak iade ettin...

25. I'll Remember You (Seni Unutmayacağım)

Seni unutmayacağım...
Kimseyle birlikte olmayacağım.
Sadece senin için yaşayacağım.
Ben de hatırlayacağım.
Ilık yaz meltemi gibi sesini,
Sabahları güzel kahkahanı,
Hep seni hatırlayacağım.
Bir gün sana döneceğim.
Sonsuza dek kalmak üzere
Ve o zamana dek seni unutmayacağım
Ve hayallerimizdeki aşkı ...
Sonsuza dek beni seveceğine söz ver!
Ve beni unutmayacağına...
Seni unutmayacağım,
Bu güzel yazdan çok sonra bile.

26. Guitar Man (Gitar Çalan Adam)

Araba yıkama işinden ayrıldım
Anneme bir hoşçakal notu bıraktım
Gitarım ceketimin altında
Günbatımıyla Kingston'dan ayrıldım
Memphis'e kadar otostopla gittim
YMCA'da bir oda kiraladım
Üç hafta boyunca
Geceleri gitar çalacak bir yer aradım
Çaldığım müziğe aşık olacaklarını düşündüm
Fakat kimse bir gitarcıyı kiralamak istemedi
Memphis'te açlıktan ölmek üzereydim
Paramı ve şansımı tükettim
Macon, Georgia'ya giden
Aşırı yüklenmiş bir tavuk kamyonuna bindim
Panama şehrine ayak bastım
Gitarımla müzik yaparak
Bir dolar kazanırım umuduyla
Barlardan bazılarını seçmeye başladım
Bütün müdavimlerden aynı hikayeyi dinledim
Buralarda bir gitarcı için oda yok
"Gitar çalan birine ihtiyacımız yok evlat!"
Bu yüzden işsizler ormanında uyudum
Binlerce kilometre yürüdüm
Ta ki kendimi Mobile Alambama'da bulana dek
"Büyük Jack'ın" adında bir kulüpte
Dört kişilik küçük bir grup müzik yapıyordu
Ben de gitarımı alıp oturdum
Sallanarak gitar çalan küçük bir adam olarak
Onlara nasıl çalınacağını gösterdim
"Göster onlara evlat!"
Eğer okyanustan aşağı gezintiye çıkarsan
Ve kendini Mobile civarında bulursan
Jack'ın kulübüne uğra
Eğer öldürecek biraz zamanın varsa
Sadece insan kalabalığını takip et
Kendini Meksika Körfezi'nde,
onun dans pistinde
Beş kişilik grubun hoş müziğiyle coşarken bulursun
Tahmin et bu beş kişilik grubu kim yönetiyor.
O sallanarak gitar çalan küçük adam

27. Just Pretend (Öyle Farzet)

Sana sarılıyormuşum gibi davran
Ve güzel sözler fısıldadığımı farzet
Ve beni düşün, neler olacağını...
Sadece ben gitmemişim gibi davran
Uzaklaşırken
"Bana ihtiyacın olursa ne yapacağını biliyorsun."
dediğini duydum.
O zaman sana geri döneceğimi anladım
Sadece senin yanımdaymışım gibi davran
Ve sana uçarak geleceğim
Bütün gözyaşları gerçek
Seni tekrar kucaklayacağım
Ve tekrar seveceğim
Fakat o zamana kadar
Beni yanında farzet
Bu eğlenceli, fakat hatırlayamıyorum
Birbirimize neden ağladığımızı sorduk
Fakat şimdi biliyorum ki gitmek hataydı
Ben sana aitim.

28. Moody Blue (Hüzünlü Mavi)

Bir kumarbaz olmak zor
Her seferinde değişen bir sayı üzerinde bahse girmek...
Kazanacağını sanırsın
Onun yenildiğini düşünürsün
Ama bulduğun tek şey bir yabancıdır
Evet, onun nasıl biri olduğunu anlamak zor
O tam bir kadın,
O zor bir kadın
İşte bu yüzden,rengim hüzünlü mavi
Oh, hüzünlü mavi
anlatabiliyor muyum?
Hala bekliyorum
Şarkıyı öğrenmeye çalış
Fakat ben asla yapmam
Oh, hüzünlü mavi
Kiminle konuştuğumu söyle
Gece ve gündüz gibisin
Ve hangisinin sen olduğunu söylemek zor
Pazartesi geldiğinde o, perşembedir
Perşembe olduğundaysa o, çarşambadır.
Ertesi gün kişiliği değişir
Ne zaman onu iyi tanıdığımı düşünsem
Sonu gelmeyen bir yumağa benzer
Ve duyguları açığa çıktı
O, tanıdığımı sandığım kadın değldi
O zor bir kadın
İşte bu yüzden rengim hüzünlü mavi

29. Until It’s Time For You To Go (Gideceğin Zamana Kadar)

Sen bir rüya değilsin
Bir melek de değilsin
Sen bir kadınsın.
Ben bir kral değilim
Sadece bir erkeğim.
Elimi tut!
Biz istediğimiz kadar birlikte olacağız
Gideceğin zamana kadar kalacağız
Evet, biz farklıyız, dünyalarımız aynı değil
Başlangıçta güldük, oynadık, tıpkı bir oyundaki gibi
Kalbime girmeyebilirdin
Fakat girdin
Ve gideceğin zamana kadar kal!
Neden diye sorma, nasıl diye sorma,
Sonsuza dek sorma!
Sadece sev beni.
Aşkımın başlangıcı yok,
Sonu yok...
Ben gururlu biriydim
Şimdi ise, seni bir daha göremeyecek olsam bile
Önünde eğilebilirim
Yine de,
Gideceğin zamana kadar kalacağım.

30. And I Love You So (Seni Seviyorum)

Seni seviyorum
İnsanlar bugüne kadar nasıl yaşadığımı soruyorlar
Onlara "Bilmiyorum" diyorum.
Sanırım hayatın ne kadar yalnız olduğunu anlıyorlar
Fakat elini tuttuğum gün
Benim için hayat yeniden başlıyor
Evet, hayatın ne kadar yalnız olabileceğini biliyorum
Gölgeler beni takip eder
Gece beni bırakmayacak
Fakat sen yanımda olduğuna göre
Gecenin beni yenmesine izin vermeyeceğim
Sen de beni seviyorsun
Yalnızca beni düşünüyorsun
Ruhumu özgür bıraktım
Bunu yaptığım için mutluyum
Hayatın kitabı kısadır
Bir kez okunduğunda
Aşktan başka her şey ölür
Bu benim inancım.

31. You Don’t Have To Say You Love Me (Beni Sevdiğini Söylemek Zorunda Değilsin)

Sana ihtiyacım olduğunu söylediğimde
Her zaman yanımda olacağını söyledin
Değişen ben değilim, sensin
Ve şimdi gidiyorsun
Biliyor musun,
Şimdi gidiyorsun
Ve beni burada tek başıma bırakıyorsun
Şimdi sana muhtacım
Ve eve dönmen için sana yalvarıyorum
Beni sevdiğini söylemek zorunda değilsin
Bana yakın ol yeter
Sonsuza dek kalmak zorunda da değilsin
Bunu anlayabilirim.
İnan bana,
Sana aşık olmaktan kendimi alamıyorum
İnan bana,
Seni asla sıkmayacağım
Hatıralarımla başbaşa
Yapayalnız bırakılmışken
Hayat, bomboş ve anlamsız gözüküyor
Bana yalnızlıktan başka bir şey bırakmadın.

32. I Got A Woman (Bir Kadına Sahibim)

Bir kadına saibim
Şehrin öbür ucunda
Tam bana göre
Sabahları buradadır,
Beni seviyor
O benim arkadaşım gibidir
Sabahın köründe bile beni sevdiğini söylüyor
Sadece ben olduğum için
Evet, o beni seviyor,
Yapmacıksız...
Gece, gündüz hep yanımdadır
Ne kızar ne söylenir,
Bana iyi davranır
Asla yangına körükle gitmez
Sadece beni seviyor
Gece bir kadının yerinin
Evi olduğunu biliyor
O, benim sevgilim
Ve ben onu seviyorum

33. Don’t Cry Daddy (Ağlama Baba)

Bugün uyandığımda başımda şimşekler çakıyordu
Dün geceki yaşlardan
Yastığım hala ıslaktı
Ve bırakmayı düşünürken
Kahve fincanımın içinden bir ses
Ağlamayı sürdürdü
Ve bu ses kulaklarımda çınladı
Ağlama baba
Lütfen ağlama!
Küçük Tommy ve ben hala seninleyiz
Birlikte yeni bir anne buluruz
Baba lütfen yeniden gül
Bizi yeniden sırtında gezdir
Baba lütfen ağlama!
Neden en büyük acıyı çocuklar çeker
Ve neden en çok onlar incinir
Bu doğru, fakat nedense
Sanki doğru değilmiş gibi görünüyor
Çünkü her ağlayışımda
Biliyorum ki bu, benim küçük yavrularımı incitiyor
Bu gece de mi aynı şey olacak!

34. Lovin’ Arms (Aşık Kollar)

Şimdi beni görebilseydin
Ne kadar yalnız, amaçsızca gezinen biri derdin
Eğer şimdi beni görebilseydin...
Şimdi sana sarılabilseydim,
Yalnızca bir an için
Eğer gerçekten benim olsaydın,
Sadece bir an için
Zamanı geri alırdım.
Eğer şimdi sana sarılabilseydim...
Uzun zamandır ayazdayım,
Ve yağmur altındayım,
Elimden geleni yapıyorum.
Zincirlerimin olmadığı
Ve kollarına yaslandığım günlere
bakıyorum ve özlüyorum.
Şimdi beni duyabilseydin,
Biryerlede, bana sımsıkı sarılan kolları düşleyerek
Yapayalnız gecenin içinde şarkı söylerken
Eğer şimdi beni duyabilseydin...

35. Teddy Bear (Oyuncak Ayı)

Bebeğim, bırak oyuncak ayın olayım
Boynuma bir tasma tak
Ve oyuncak ayını istediğin yere götür
Bir kaplan olmak istemiyorum,
Çünkü kaplan vahşidir.
Bir aslan olmak da istemiyorum,
Çünkü aslanları sevmezsin,
Sadece, senin oyuncak ayın olmak istiyorum.
Her gece yanında olayım,
Saçlarımı okşa ve sımsıkı sarıl bana.

36. We'll Be Together (Birlikte Olacağız)

Seninle ilk karşılaştığımız geceyi asla unutmayacağım
Ben aşk arıyordum
Kalbim hızlı atıyordu,
Oh, çok hızlı atıyordu,
Her zamankinden hızlı...
Birlikte olacağız,
Ve sonsuza dek birbirimizi seveceğiz
Hiçbir şey kaderimizi değiştiremez.
Seni öptüğüm anı hatırlıyorum
Sana karşı koyamamıştım,
Sen de bana.
Ve o anda
Bu sıcaklığın ne demek olduğunu anladım,
Bu gerçek aşktı.
Sonsuza dek birlikte olacağız.
Her zaman kalbimde olacaksın
Birlikte olacağız
Ve sonsuza dek birbirimizi seveceğiz
Hiçbir şey kaderimizi değiştiremez.

37. Indescribably Blue (Tarifsiz Hüzün)

Arkadaşlarımız
Seni en son ne zaman gördüğümü soruyorlar
Ve ben gülümsüyorum
Ve "Bir ya da iki gün oldu" diyorum.
Seni ne kadar özlediğimi anlatmam imkansız
Sevgilim, beni tarifsiz bir hüzne terk ettin.
Resminle konuşuyorum,
Hani favorim olanla
"Keşke burada olsaydın" diyorum
Fakat bu neye yarar ki
Çektiğim acıyı sana anlatamadıktan sonra,
Oh sevgilim, beni tarifsiz bir hüzne terk ettin.

38. For The Good Times  (Güzel Anlarımız İçin)

Bu kadar üzgün bakma
Bittiğini biliyorum,
Hayat devam ediyor
Ve bu yaşlı dünya dönmeye devam ediyor.
Birlikte geçirdiğimiz anlar için mutlu olalım;
Yaktığımız köprüleri izlemek anlamsız.

Başını yastığıma koy,
Sıcak narin bedeninle bana sokul.
Yavaşça cama vuran yağmur damlalarının
fısıltısını dinle.
Ve beni bir kez daha seveceğine inandır.

Güzel anlarımız için..
Ben buna alışacağım,
Sen başka birini bulacaksın.
Ve ben burada olacağım,
Bir gün bana ihtiyacın olur diye.
Gelecek hakkında konuşma
Beni terkettiğinde, üzülmek için
yeteri kadar zamanım olacak.

39. The Wonder Of You  (Senin Mucizen)

Kimse beni anlamadığında
Ve yaptığım her şey yanlış olduğunda
Bana teselli ve umut veriyorsun,
Bana devam etmek için güç veriyorsun.

Yaptığım her şeyde
Bana destek olmaya hazırsın.
Bu senin mucizen.

Güldüğünde dünya aydınlanır,
Elime dokunduğunda ben bir kral olurum.
Öpücüğün dünyaya değer
Aşkın benim her şeyim.

Beni neden bu kadar sevdiğini
Sanırım hiç anlayamayacağım.
İşte bu senin mucizen.

40. It’s Impossible  (İmkansız)

Güneşe gökyüzünü terketmesini söyleyemezsin,
Bu imkansız,
Bir bebekten ağlamamasını istemek imkansız.
Sana sarılıp seni ta içimde hissetmemem imkansız,
Bir saniyeyi seni düşünmeden geçirmem de..

Okyanusun kıyıya koşmaması mümkün mü?
Bu imkansız.
Sana sahip olduğumda daha fazlasını istemem imkansız.
Ve yarın, benden dünyayı istesen,
Ruhumu satardım ve asla pişman olmazdım.
Çünkü sevgin olmadan yaşamam imkansız.

41. Any Way You Want Me (Nasıl İstersen)

Bir dağ kadar güçlü olurum
Ya da bir söğüt kadar cılız,
Sen nasıl istersen öyle olacağım.

Bir bebek kadar savunmasız
Ya da fırtınalı bir deniz kadar vahşi,
Sen nasıl istersen öyle olacağım.

Kalbim ellerinde,
Gönlünce şekillendirebileceğin bir kil
Ben, sen nasıl istersen öyleyim.
Beni gözlerine koy ve orada kalayım.

Ben bir aptal olacağım ya da akıllı bir adam,
Sevgilim, anahtar ellerinde.
Evet, sen nasıl istersen ben öyle olacağım.

42. Easy Question ( basit bir soru )
( Çeviren Erkan Cengiz )

beni seviyor musun sevmiyor musun?
ne kadar basit bir soru
niye cevap alamiyorum?
söyle bakalim, beni istiyor musun istemiyor musun?
ne kadar kolay bir soru
niye cevap alamiyorum?
sen sadece sıkılıp konuyu degistiriyorsun
cesaretli olmak icin cok mu cekngen misin?
bana evet demek istiyor musun istemiyor musun?
bu cok kolay bir soru
niye cevap alamiyorum?
böyle basit bir soruya ne kadar basit bir cevap


43. I need your love tonight ( bu gece askina ihtiyacim var )
( Çeviren Erkan Cengiz )

Oh, oh seni nasil seviyorum
Uh, uh senden vazgecemiyorum
Ooh, ooh bana olmaz deme
bu gece askina muhtacim
Oh, gee senin öpme tarzini
Swee-dee özlemeye deger
Wow-whee daha fazlasini istiyorum
bu gece askina muhtacim
sana sarilmak ve sevmek icin bu geceyi bekledim
sakin git deme, müzik koydum ve isiklari söndürdüm
simdi beni dinle:
Oooh-wow en iyisi kal söyle
Pow-pow sakin gitme söyle
bu gece askina muhtacim