ELVIS GERÇEKTEN TÜRKMÜ?

1990’ların başında gazetelerimizde “Elvis ve Abraham Lincoln Türkmüş!” diye atılan manşetleri herkes hatırlar. Hani şu meşhur meluncan (melungeon) hikayelerini. Benim bugüne kadar pek ilgimi çekmemişti bu hikaye çünkü Türk basınında herkesin atalarını Türk yapmak gibi bir kompleks zaten vardır. Hiç inanmamıştım. Bu Cumartesi öğleden sonra çıktığım  3-4 günlük bir motorsiklet turundan dönüşte aklıma geldi başka işimde yoktu bir araştırayım dedim.

Bu iddiaların miladı 1988 yılıdır. O yıl Brent Kennedy’nin Meluncan toplumunu araştırmaya başlamasıyla ortaya attığı iddialarla ortalık renklenmeye başlamış.  Aslında Meluncanlar Kuzey Carolina ve Tennessee arasındaki bölgede yaşayan dış dünyaya biraz kapalı bir kızılderili topluluğudur. Tarihçiler bu grup hakkında yaptıkları incelemeler sonucunda ilginç bazı verilere ulaşmışlar ve bu kızılderili topluluğunu üç ve daha fazla ırkın karışımından oluşan ırklar sınıfına almışlar. Meluncanlar aslen üç ana ırkın karışımı olarak sınıflandırılmış, kızılderililer, beyazlar ve Afrika’lılar. Irkın genelini Apalaş dağları kızılderililerinin Portekiz ve Keltlerle evlenmeleri sonucunda gelişen karışık bir kültür oluşturmuş. Ama bu melez toplum çevrelerindeki diğer kızılderili kabilelerinin kültürü içinde erimiş ve kendi kültürlerini pek oluşturamamışlar. Kabilenin ismi de zaten Fransızca veya Portekizce’den gelmekte ve karışık kan manasına gelmektedir.

Araştırmacılar kabilenin genetik köklerinin daha çok, Portekiz, İspanyol, Kelt ve bazı Akdeniz ülkelerinden geldiğini, bazı yahudi ve müslüman toplumlarla ve Afro-Amerikalılarla bağları olduğunu ayrıca Kuzey Carolina’da yaşayan bazı Türkler’le de evlilik yaptıklarını ama ırkın genel bir genetik yapısının bulunmadığını ayrıca her ailenin genetik yapısının kendi içerisinde değerlendirilmesinin daha doğru olacağını çünkü belirli bir kültürel ve etnik yapısı bulunmayan bu karışık toplumun zaten yeterince karışık olan Amerikan toplumuyla iç içe geçtikçe daha da karmaşıklaştığını tespit etmişlerdir.

1988 yılında Brent Kennedy (ki Kennedy çok bilinen bir İrlandalı soyadıdır) tuhaf bir hastalığa yakalanır. O güne kadar kendisini İrlanda asıllı olarak bilmektedir. Kennedy’nin kafasının arkasında bir yumru çıkmıştır. Doktorlar bu tipte yumruların orta Asya, Orta Doğu ve bir kısım Akdeniz toplumlarında görülen bir şey olduğunu söyleyince kendi ırksal köklerine ilgi duymaya ve araştırmaya başlar. Sonunda kendisinin Meluncan olduğu kanaatine varır. Fakat Meluncanlar arasında bu tip kafada yumru çıkması ve Akdeniz anemisi gibi hastalıkların Meluncanların kökenlerini ispatladığını düşünse de Meluncanlar arasında bu hastalıkların görülme oranının diğer ırklarda görülme oranınında altında olduğu gerçeğini göz ardı eder.

Kennedy kendi Meluncan teorisini kendi oluşturmaya karar verir. Bu oluşturduğu teori daha çok dış görünüme dayalı ilkel bir sınıflandırmadır. Kennedy tüm siyah saçlı mavi gözlüleri Meluncanlar listesine dahil eder. Bu bana daha çok Nazi Almanyasının zamanında yaptığı üstün ırk tanımlamalarını ve sınıflandırmalarını hatırlattı. Onlar da ne kadar sarı saçlı mavi gözlü varsa üstün ırk olarak sınıflandırmışlardır. İşin tuhafı Nazi ileri gelenlerinin hiçbirisi bu tanımlamaya uymuyordu ayrıca bu tanıma uyan bir sürü Yahudi vardı. Kennedy de bu yanlışa düşmüş ve Amerikan tarihinde ne kadar siyah saçlı, mavi gözlü ünlü varsa Meluncanlar listesine eklemiş, Abraham Lincoln, Ava Gardner ve tabii Elvis. Ama Kennedy’nin bilmediği bir şey vardır Elvis’in orjinal saç rengi sarıdır ve ilk filmlerini çevirirken siyah beyaz filmde daha iyi görüneceği için saçlarını siyaha boyatırlar ve beyazperdedeki bu imajı öylece kalır ve saçını hep siyaha boyatmaya başlar. Kennedy’nin teorisi işte burada göçer.

Sonra dış görünüşlere göre ırk sınıflandırması yapmanın saçma olduğunu ve hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı konusunda gelen eleştiriler üzerine işi bilimselleştirmeye karar verir. Mitokondriyal DNA analizleri yapılması için bilinen meluncanların DNA analizlerini yaptırır ama bir sonuç çıkmaz. (kendi kardeşiyle bile DNA yapısı olarak ayrıldığı ırksal oranlar vardır ve  bazı oranlar çok farklı çıkmıştır) Meluncanların DNA yapıları daha çok kızılderili, Afrikalı Siyah, bazı Avrupa ırkları (Özellikle Portekiz-İspanyol ve az oranda Sefardin Yahudileri) ile benzerlikler gösterdiğini ama bu benzerliklerin hemen her ırkta aşağı yukarı aynı oranda görülebileceğini hele Amerika’nın etnik yapısının buna daha da müsait olduğunu öğrenir ama iddialarından geri adım atmaz.

Kennedy’ye kadar Meluncanlar’ın ataları arasında Türklerin olabileceği ihtimali en düşük ihtimaller arasında kabul ediliyordu. Kennedy bu ihtimali biraz daha arttırdı. (Hint, Pakistan, Yunan ve Türk) Antropologlar Kennedy’nin ırkın kökenindeki en büyük gruplardan birisi olan Afrikalı Siyahları yok farzederek yerine küçük ihtimalli diğer grupların hissesini yükseltmeyi tercih ettiği görüşünde.

İşin komik tarafı Kennedy bu iddiaları ortaya attığında bizim kompleksli asparagas basını da bunun üzerine balıklama atlayarak ortada bir yerde kafa üstü çarpışmışlar. Şimdi Amerika’nın saygın gazetelerinden US News & World Report’un yazdığına göre Kennedy ofisinin duvarlarını Türk basınında yeralan “Elvis Türk mü?” küpürlerinin çerçeveleriyle süsleyerek gelenlere iddialarının ispatı olarak gösteriyormuş. Tabii bu iddiaların kendisi sayesinde mümtaz Türk basınında yeraldığı gerçeğini çaktırmadan sanki Türkiye’de de benzer yönde araştırmalar yapılıyormuş gibi. Yine de US news muhabiri bu numarayı yemeyip Türk basınında yer alan bu haberlerin kaynağının Kennedy olduğunu tespit etmiş.

Meluncanların bir de internet sitesi var. Orada ciddi araştırmalar ve Meluncanların kökeni hakkında sadece bilimsel veriler yeralıyor.  www.melungeon.org adresine gidip anahtar kelime olarak “elvis” yazdığınızda hiç bir sonuç bulunamıyor. Yani böyle bir iddiayı onlar dile getirmiyor. Sonuçta bu Brent Kennedy kardeşimizin kafadan bir iddia ortaya attığını anlıyoruz. Zaten bu kimin kökeninin kim olduğu sorusu ne kadar geriye gittiğinize bağlı bir şey. 100 yıl? 500 yıl? Nasıl isterseniz. Sonuçta hepimiz Adem ve Havva’dan geldiğimize göre hepimiz bir şekilde akrabayız. Dolayısıyla ben de “Elvis benim uzaktan akrabam olur” desem yalan olmaz itirazı olan Adem ve Havva’ya kadar araştırabilir hiç bir şey çıkmasa orada akraba çıkacağımız kesin.

İşte böyle günlerdir haritalarda asfalt yol olarak  görünen ama aslında asfalt aromalı toprak yollarda yüzlerce kilometre yapıp motor benden, ben motordan leş vaziyette döndüğüm İstanbul’da güzelce duş alıp internetin başına oturduğum ve ne nane yiyeceğimi bilmediğimden bir anda aklıma gelen bir konuda yaptığım araştırmanın sonuçları. Yıllardır kafamda bir ses “şunu bir araştır” der durur ben de sıkıcı bir konu olduğu için hiç el atmazdım. Ne bileyim böyle matrak olduğunu? bilsem daha önce el atardım.  Artık kusuruma bakmayın.

Menderes Karaküçük

Başkan Yardımcısı & Dış İlişkiler Sorumlusu

karakucukm@tnn.net