ELVIS KUDÜS'de

Sevgili Elvis tutkunları. Sizlere bu hafta bir kitabı tanıtmak istiyorum. Ama siz hemen Elvis’le ilgili bir kitap diye balıklama dalmayın. Kitabın Elvis’le en ufak bir ilgisi yok, gerçi yazar bazı konuları Elvis’le ilgili kılmak için bayağı bir uğraş vermiş hakkını teslim etmek lazım.

Bilge Kültür Sanat tarafından yayımlanan kitabın yazarı Tom Segev, 140 sayfalık bu kitabın alt başlığı ise “Post Siyonizm ve İsrail’in Amerikanlaşması” Her “akademik “ olma iddiasındaki kitap gibi bu kitapta da bol bol “dogmatizm, pragmatizm,emperyalizm, post- ...) kelimeleri kullanılmış. Alt başlıktan da anlaşıldığı gibi kitap İsrail’in özkültüründen uzaklaşmasını işlemekte. Kitap’ta işlenen ana fikir daha çok ortodoks yahudilerin hoşuna gidecek şekilde örgülendirilmiş, İsrail’deki Amerikan menşeili markalardan yola çıkarak toplumsal, sosyal ve psikolojik analizlere girişilmiş.

Bu tarz ve verilen örnekler aslında bize hiçte yabancı değil. Yazarın babasının komünist olmasının ve kendisinin de bolşevizm hayranı olmasının bu bakış açısında önemli etkileri var. Ona göre İsrail’de coca cola içilmesi, Mc Donald’s yenmesi, Kudüs’te bir Elvis Presley Restaurant ve bu restaurantın önünde Elvis’in orjinal boyunda bir heykelinin olması, gençlerin blue jean giymesi hep bu sistemli Amerikan kültür emperyalizmi taarruzunun tabii sonuçlarıymış. Aynı örnekler bizim ülkemizde de Amerikan ve Siyonist sermayenin marifetleri olarak gösterilerek yıllardır boykot edilmesi için uğraş verilir ama kaderin cilvesine bakın ki katıksız bir siyonist olduğunu iddia eden bu yazarcağız da aynı şeylerden yakınıyor.

Kitap İsrail’in Amerikanlaşma macerasını anlatmaya İsrail’in kurulduğu günden başlamış. Anlatışına bakarsanız sanırsınız ki bütün tantana, savaşlar, casusluk olayları, silahlanma  ve onca yaygara coca cola, Mc Donald’s ve Elvis için kopmuş. Adam oturmuş ciddi ciddi “lan bunları okuyan millet bana güler” endişesi taşımadan yazmış babam yazmış. Mevzu dönüp dolaşıp Elvis’e geliyor. Saçını Elvis gibi tarayanlar, Elvis restaurantı, Elvis albümleri ve Elvis’in kendisi hep rahatsızlık konusu. Yazar ya Elvis’ten başka Amerikalı şarkıcı tanımıyor veya Elvis’i yakinen tanıyor ve Elvis bunun canını sıkacak bir şey yapmış ki Elvis’e bu kadar bozulmuş çünkü kitapta Elvis hariç başka hiçbir Amerikalı şarkıcıdan bahsedilmiyor, varsa yoksa Elvis.

Ben Mc Donald’s ürünlerinin üzerinde yazan “%100 sığır etinden imal edilmiştir” ibaresini  hep müslüman ülkelerde domuz eti yenmediği için yazdıklarını sanırdım ama aynı ibare domuz eti yenilen ülkelerde de aynen yeralıyormuş. Herhalde Mc Donald’s yönetimi de anlı şanlı ülkelerin çok köklü olma iddiasındaki kültürlerinin bir hamburger darbesiyle yıkıldığı iddiasındaki amatör filozoflardan bıkmış olacaklar ki “kardeşim altı üstü %100 sığır etinden yapılma hamburger, içinde hiçbir kültürel öğe yok bu kadar abartmayın!” demeye getiriyorlar. Ben BMG’nin yerinde olsam Elvis albümlerinin üzerine de “%100 müzikten (hem de en yüksek kaliteli müzikten) imal edilmiştir” yazarım. Sonuçta yazar İsrail’in öz kültüründen uzaklaştığı, ahlaken bozulduğu ve insanların çıkarcı oldukları sonucuna ulaşıyor, bunu suçunu da cola, hamburger ve Elvis’e yıkıp rahatlıyor, üzerine de herhalde adet olduğu üzere bir sigara yakıyordur ama o da Amerikan.

Anlayacağınız sevgili dostlar, hemen her kültürde ki fanatik komünist, dinci veya milliyetçilerin iddia etmeye ve yazmaya bayıldıkları türden fikirleri ispatlamak için ilgisiz örneklerden, yola çıkarak, bu örnekleri istenen sonuca ulaştırabilmek için Tel Aviv’in bütün sokaklarını dolaştırıp sonunda zaten kendisinin önceden vardığı yargıya kavuşturan türden bir ucuz filozofluk denemesi. Allah akıl fikir versin.

Sizde boşu boşuna paranızı ve zamanınızı bu kitaba harcamayın. Ciddi bir kitab alın onu okuyun.


Menderes KARAKÜÇÜK
Fan Kulüp Dış İlişkiler Sorumlusu