NE GECEYDİ AMA......
11 Ocak gecesi uzun zamandır hasret olduğumuz tarzda bir gece geçirdik. Kulübümüzün yaptığı ilk büyük organizasyon olan o meşhur The President Hotel gecesinin yıldönümünde aynı otelde ama bu sefer farklı bir mekanda gerçekleştirdiğimiz gece son derece eğlenceli geçti.
Herhalde bu tür bir organizasyonu yapmak için en uygun yerlerden birisi The President Hotelde bulunan The English Pub olsa gerek. Mekanın orijinal atmosferine uygun bir konseptle gerçekleştirdiğimiz parti ve English Pub birbirine gerçekten çok yakıştı. En beğendiğimiz tarafı ise Taksim barlarında bile bulunmayan ses ve görüntü düzeni olsa gerek. Bu sefer hiçbir şey için çaba sarfetmemize gerek kalmadı her şey hazır olarak önümüze geldi. Bunda tabii ki isteklerimizi en iyi şekilde gerçekleştiren DJ Hakanın yaptığı ön hazırlığın kusursuz olmasının katkısı büyük. Tek yapmamız gereken bilgisayarları, DVD playerı ve mikrofonları bağlayıp ses denemesi yapmak oldu.
The English Pub çok geniş içki ve yemek alternatiflerini çok uygun fiyatlara sunmaktadır. Her barda bulamayacağınız İskoç ve İrlanda viskileri bu barda mevcut. Özellikle malt İrlanda viski çeşitlerinin Türkiyede bilinmeyen efsane markalarını denemenizi tavsiye ederim.
Bu gecenin diğerlerinden farklı bir yanı da daha önce yapmadığımız sürprizleri denemek oldu. Bundan sonraki Elvis partisine hazır olun çünkü birazdan anlatacağım bazı yeniliklerin daha da geliştirilmiş halleri ile karşınızda olacağız.
Her şeyden önce sevgili Alper ve Sarperin günlerce uğraşarak hazırladıkları kısa film son derece mükemmeldi. Fan kulübümüzn amblemleminin şarkı geçişlerinde ekrana yansıdığı çeşitli animasyonlarla süslenmiş nerdeyse profesyonel diyebileceğim bir video çalışması ile karşımıza geldiler. Gece boyunca ekranlardan bu görüntüler yansıdı. Tabii Elvisin en seçme videoları da bu çalışmanın içerisinde yer aldı.
Parti henüz başlarken gelen NTV ekibiyle otelin lobisini süslediğimiz dev Elvis posterlerinin önünde röportaj verirken birden kafalar ve kamera asansörden çıkmakta olan bizim Elvislerimiz Cihan, Melih ve Arif abiye döndü. O sırada resepsiyonda check in yapan müşteriler check ini bırakıp bizim çocuklarla fotoğraf çektirmeye başladı. Bizimkiler içeri gireni mıknatıs gibi üzerlerine çekerken NTV ekibi, Agence France-Presse (AFP- Fransız haber ajansı) muhabiri ve ROLL dergisi zorlukla röportaj yapmaya çalışıyorlardı.
Otel müşterileri bu işe bayıldı. Otelde gerçekleşen organizasyonlar arasında hiç şikayet almayan tek organizasyon olarak da bu parti tarihe geçti. Muhtemelen bunun sebebi hepsinin aşağıda partide olması olsa gerek. Hem de hiç tahmin edemeyeceğiniz milletlerden müşteriler Elvisin şarkılarına eşlik ederek dans ediyordu. Bence Elvis tüm insanlığın ortak dili ve duygusu olma doğru gidiyor. Belki de olmuştur ne dersiniz?
Gelelim partiye; her zamanki gibi Alperin çaldığı Elvis parçalarıyla başladık.
Bu arada bu gece yeni bir yıldız daha kazandık. Kemalin keşiflerinden olan sevgili Mustafaya gecenin açılış konuşmasını yapma görevini verdik. Adam doğuştan showmanmiş de bizim haberimiz yokmuş. Eline mikrofonu alıp bir konuşma yaparak geceyi açtı. Ama ne açış adam resmen cephaneliğe meşale fırlattı. English Pubı dolduran kalabalık bir anda yerinden fırladı ve sahneye çıkan Cihana eşlik etmeye başladı. Sonrası zaten artık bildik görüntüler.
Cihanı performansı tek kelimeyle muhteşemdi. Yine bütün şarkıların hakkını verdi.
Bu sefer sahneye herkesi arka arkaya çıkarttık ve tansiyonu hiç düşürmedik ve işe yaradı. Melih sahneye çıktığında karşısında zaten çıldırmış bir topluluk buldu. Söylemeden geçemeyeceğim Suspicious Minds yorumu muhteşemdi. Arkasından Mustafa ateşe benzin pompalamak için eline mikrofonu alarak Arif abiyi anons etti. Arif abi de sağolsun heyacanın dozunu iyi ayarlayarak aynen Elvisin sahneye çıkışını canlandırdı ve arka arkaya Kralın en güzel rockn roll klasiklerini patlattı. Kalabalık gerçekten çıldırdı. Arif abinin bu geceki performansı bugüne kadarkilerin en iyisiydi.
Arkasından Antalyadan sırf bu gece için gelen sevgili Emre sahneye çıktı. Emre rahatsız olmasına rağmen bizi kırmayarak gelmişti. Kendisi gerçekten bizden hep istediği plaketi hak edecek bir fedakarlık gösteriyor ama maalesef biz bu basit isteğini bir türlü yerine getiremiyoruz çünkü İstanbulda bu işi yapanlar öyle büyük bir plaket siparişi almışlar ki en erken 8-10 sene sonrasına gün veriyorlar J))))
Emreden sonra sahneye yeni keşfimiz olan Mustafa çıktı ve iki parça söyledi. Kendisinin de dediği gibi adamın içinde var Neyse gelecek partiler için bu parti aslında kafamızda uzun zamandır planladığımız değişikliklerin küçük bir testi oldu. Gelecek sefere bunları daha geniş bir perspektifte ele alıp artık partileri parti formatından çıkartıp Show formatına sokmayı ve daha kusursuz bir konsepte kavuşturmayı düşünüyoruz.
The English Pubtaki programlarımız önümüzdeki aylarda da sürecek. İngilteredeki ünlü pubları inşa eden İngiliz mimarların Türkiyede gerçekleştirdiği ilk ve tek proje olan English Pub, bu özelliği ile Türkiyenin tek gerçek English Pubı oluyor. Mekanın orijinal dizaynına uygun sürpriz organizasyonlarla her ay karşınızda olacağız.
Menderes KARAKUCUK
FAN KULUP BASKAN YARDIMCISI