CHUCK BERRYnin DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Önceki gün bir gazetede küçük bir haber küpüründen öğreniyorum ki, Mr. Johnny B.Goode Chuck Berry 19 Ocakta İstanbula geliyormuş ve de konser geçen yıl Jery Lee Lewisi izlediğimiz yerde Hilton Convention Centerda yapılacakmış...
Öncelikle aklıma gelen, o salonun dört bir yanını kaplayan cam duvarların bol akisli ses gürültüsüne sebep olduğu ve Jerry Leenin konserini tabiri caizse köy düğünü ekolu dinlediğimiz oldu. Sanıyorum salonda değişiklik olmadığına göre yine öyle olacak...
Aklıma gelen diğer ve hatta en önemli husus Chuck Berrynin kişiliğiyle ilgili... Ben, hepimiz ve tüm Elvisseverler çok iyi biliyoruz ki, Rock And Roll müziğinin en önemli kilometre taşlarından biri olan Berry, iflah olmaz, hatta tescilli bir Elvis düşmanıdır.
Elbette ki bu bizim Chuck Berrynin sanatına müziğine saygımızı azaltmaz. O da tartışılmaz bir efsanedir, sağlık sıhhat diliyoruz...
Ama, yaşamı boyunca Elvise olan nefretini hiç gizlememiş (ki, bu yönü takdire şayandır, açıkça söyleyebilmiş), Rockn Rollun siyahlara ait bir müzik türü olmasına rağmen bu müziğin Kralının bir beyaz olmasını asla içine sindiremediğini her fırsatta dile getirmiş olan Berry, bu hıncını çoğu zaman konserlerine de taşımıştır.
Konserlerinde kendi fanatikleri dahil pek çok Rockn Roll dinleyicisinin Elvis Şarkıları isteklerini hep geri çevirmiş, bununla da kalmayıp mikrofonda bağıra bağıra bana o ...... çocuğunun zırvalarını söyletemezsiniz !!! gibi hakarete varan davranışlarda bulunmaktan adeta zevk almıştır...
Tamam, 50li yıllarda ki zenci düşmanlığının sahnelere en yüksek safhada sirayet etmesinin acısını Berry ve onun gibiler çok çektiler, bunu anlarım... Tam sahneye çıkarken (1959-Boston) Alan Freedin tüm çabalarına rağmen salon sahibi tarafından şalterlerin indirilmesiyle sahne ortasında tek başına kalan ve alaycı gülüşlerin karşısında gözyaşlarına mani olamayan Chuck Berrynin o gecenin acısıyla ileride çok büyük mücadeleler verdiğini ve başardığını saygı ve hayranlıkla karşılarım. Ama siyahi sanatçılar adına hareketlenen böyle bir mücadele adamının, sırf Biz yaptık, O Kral oldu diye Elvisten nefret etmesini asla anlayamam...
Kaldı ki, Elvis de ilk yıllarında zenciler gibi şarkı söylüyor, giyiniyor, dans ediyor diye az sopa yememişti...
Elvisin öldüğü günün akşamı Amerikan ulusal tv kanallarından CBSin canlı yayınına konuk olan Berry yine, hem de ölümüne rağmen Elvise veryansın etmiş, Elvisin varlığını asla onaylamadığını dolayısıyla bu ölümün bir anlam ifade etmediğini belirtecek kadar şuursuzlaşmıştır. Program sunucusunun diğer konuk sanatçılara ve kendisine yönelttiği peki, Elvis bundan sonra neyle anılacak ? sorusunu, Berry sırıtarak ve ayağa kalkıp, ekrana poposunu(affedersiniz) göstererek ve de sağa sola sallayarak, Bap baap baap, işte burasıyla, kıçıyla anılacak cevabını vermiştir... (yine affedersiniz)
Diyeceksiniz ki, bu mu sadece ? Daha çook sıkıcı anıları var Berrynin. Ve maalesef acıdır ki Chuck Berry, aslında başlı başına bir yetenek ve başarılı bir müzik adamı, besteci, söz yazarı, kompozitör olmasına rağmen, sırf üzerinden atamadığı Elvis kompleksi yüzünden, zaman boyunca Elvisi kıskananların ve sevmeyenlerin oyuncağı olmuş, Elvis antipatizanı müzisyenlerin idolü olmaktan da kendini alamamıştır.
Kaldı ki, Chuck Berry bu tür agresif davranışları ve ikide birde uyuşturucu, alkol vs. yüzünden tutuklanması sebebiyle rock severlerin olumsuz tepkisini hep çekmiş ve çoğu zaman da işsiz kalmıştır...
Hayatı boyunca tüm sanatçılara özellikle de zenci sanatçı, sporcu, bilim veya siyaset adamı, insanlara çok değer veren kariyerinde Johnny B.Goode , Promised Land , Memphis-Tenessee , Too Much Monkey Bussiness ve daha bir çok Chuck Berry şarkısı olan Elvisin, Chuck Berry tarafından böylesine sevilmemesini anlamak güç...
Aslında güç değil, ama ne yapacak bir şey yok, yaradan Berryi böyle yaratmış diyelim ve kapatalım.
İşte böyle dostlar, küçücük bir gazete küpürü beni büyüüük anılara götürdü. Gelelim sadede...
Hoş geldin Bay Maybelline , safa geldin...
Her şeye rağmen Rockn Roll dünyamıza müziğinle, sanatınla katkıların için sana teşekkür borçluyum... Seni yine saygıyla seyredeceğiz, bizim seyircimiz misafirperverdir. Ama temenni ederim ki, inşallah herhangi birisi sana Elvisle ilgili bir şey sormaz. Çünkü sana Elvisi soranlara verdiğin cevabı daha önce birkaç dergide okumuştum...
Konserine gelecek miyim ? Önem arz etmiyor, ama çoook düşünmem lazım...