Genel

Elvis Presley’in Otopsisi Yeniden Yorumlandı

Elvis Presley’in Otopsisi Yeniden Yorumlandı

“Elvis” söz konusu olunca hep gündeme gelen konu Kral’ın ölümüdür. Uyuşturucudan öldüğü konusunda bitmez tükenmez spekülasyonlar Elvis hayranlarını üzerken, Türkiye’de bu konudaki yorumlar dünyanın diğer kesimlerinden çok daha spekülatif ve yanlıştır. Biz kulüp olarak verdiğimiz tüm konferanslarda Elvis’in uyuşturucu kullanmadığını fakat özellikle antideprasan ve uyarıcı ilaçları aşırı miktarda kullandığını ve bu ilaçlarında sorumsuz ve berbat bir doktor olan Dr. Nicholopoulos tarafından yasal reçetelerle Elvis’e verildiğini ve doktorun sonraki yıllarda Elvis ve aynı şekilde tedavi (!) ettiği (kendi kızı ve ünlü rock’n roll şarkıcısı Jerry Lee Lewis dahil) 100’den fazla hastaya bu tuhaf reçetelerin yazılarak, daha da hasta edildikleri için tıp diplomasının iptal edildiğini belirtmiştik. Ayrıca ABD’de tüm ilaçlara “drug” denildiğinden (tüm eczanelere de drugstore derler)  Türkçe’ye çevrilirken ilaç yerine “uyuşturucu bağımlılığı” şeklinde çevrilmesi hep kafaları karıştırmıştır.

Şimdi ABD’nin en meşhur adli patologlarından Dr. Cyril Wecht, Elvis otopsisi ve toksikoloji raporlarını yeniden yorumladı. Dr. Cyril Wecht, ABD’nin en önemli adli patoloğu olarak tanınır. Başkalarının yaptığı otopsileri yeniden yorumlama konusunda da uzman olan Dr. Wecht birçok ünlü davayı yeniden ele alarak aydınlatmıştır. Bunlardan en önemlisi Kennedy suikastı soruşturmasıdır. “Gerçeğin avukatı” olarak da tanınan Wecht, Kennedy suikastında, suikastçı sayısının birden fazla olduğunu, üç farklı açıdan yaylım ateşi açıldığını ve başkanın arkadan değil önden gelen bir kurşunla öldüğünü tespit eden kişidir. Wecht, Kennedy suikastının devlet tarafından örtbas edilmesinden yıllar sonra çevrilen Oliver Stone’un “JFK” filmine de danışmanlık yapmıştı.

Şimdi Dr. Wecht, Elvis otopsisini de yeniden yorumluyor. Dr. Wecht 2003 yılında incelediği resmi otopsi ve toksikoloji tutanaklarına bakarak dahi bir örtbas çabasının olduğunun anlaşıldığını ifade ederken, Elvis’in ölümü kadar neden bu raporların örtbas edildiğinin de ilginç olduğunu söylemektedir. Yine birçok ünlü otopsi davasına bakan Dr. Michael Baden (Kennedy ve Nicole Brown Simpson –OJ Simpson’un öldürdüğü eski karısı-) bir açıklamasında “Elvis Presley ve John Belushi’nin ölümleri davası bir çok insanın tahmin ettiğinin aksine çok karmaşık davalardır.” demiştir.

Peki neydi Elvis’i öldüren? Memphis adli tıp pataloğu Dr. Jerry Francisco, Elvis’in ölüm sebebinin kalp durması olduğunda ve ilaçların ölümünde hiçbir etkisinin olmadığı konusunda son derece ısrarcıydı. Fakat Dr. Wecht otopsi kayıtlarını incelediğinde Elvis’in kalbinde ve damarlarında hiçbir pıhtı parçası bulunamaması, damarlarında bir tıkanma, daralma veya sertleşme gözlenmediği dolayısıyla ölüm sebebinin kalp olamayacağını fark etti. Bunun üzerine toksikoloji raporlarını yeniden incelemeye alan Dr. Wecht, otopsinin yapıldığı Baptist Hospital yetkililerinin Elvis’ten alınan örneklerden iki ayrı set oluşturduğunu bu setteki örneklerden bir bölümünün diğerinde bulunmadığını tespit etti. Setlerden birisi Memphis adli tıp uzmanı Dr. Jerry Francisco’nun ofisine gönderilmiş, diğer set ise ABD’nin en güvenilir özel laboratuvarı olarak ün yapmış California’daki Bio-Sciences laboratuvarına gönderilmiş ve bu ikinci set gizli tutulmuştu. Dr. Francisco’ya giden ilk setin toksikoloji sonuçları aslında tek başına ölüm sebebi olamayacak değerlerdeydi.

Dr.Wecht’e ikinci setten (en azından resmi olarak) haberdar olmayan Dr. Francisco’nun yine de masum olmadığı görüşünde. Çünkü, resmi raporlara geçen “cardiac arrhytmia” tespiti bile hiçbir soruşturmaya gerek kalmadan “görevi ihmal veya resmi raporları bilerek tahrif ve gizleme” suçlarından cezalandırılmasını gerektirecek bir tespit. Çünkü bu teşhisin belirtileri sadece canlı bir insanda tespit edilebilmekte (çeşitli ölçüm cihazlarıyla kalbin elektrosu çekilerek) Atmayan bir kalbe bu teşhisin nasıl konulabildiği ise bir muammadır.

Dr.Wecht bu tuhaflıklar üzerine ikinci raporun peşine düşer ve bir kopyasını Bio-Sciences laboratuarından elde eder. Wecht raporu görünce şok geçirir çünkü bu sonuçlara göre Elvis’in ölüm sebebi açıkça bellidir “İlaçlar”

Wecht bulgularını Tennessee eyalet savcılığına da onaylatarak Elvis’in ölüm sebebinin kalpten kaynaklanan bir rahatsızlık olmadığı ve Elvis’in kalbinde önemsiz bir büyüme haricinde bir problem olmadığını kayıtlara geçirtti.

Wecht’in iki ayrı toksikoloji raporunu incelemesinin ardından vardığı sonuç Elvis’i öldürenin kullandığı antideprasan ilaçlar olduğudur. Buna göre Elvis, bir antidepresan aşırı dozundan ölmüştür ve Wecht’e göre bu bir kazadır. Wecht Dr. Nick’in Elvis’e yazdığı reçeteleri toksikoloji raporlarıyla karşılaştırdığında, Dr. Nick’in tamamıyla yetersiz, sorumsuz ve berbat bir doktor olduğu sonucuna varmıştır.

Yalnız bu sorumluluk sadece Dr. Nick’te değildir. Elvis’in özellikle Vegas’dayken göründüğü doktorları Thomas “Flash” Newman ve Elias Gnahem de bu ölümde suçludur. Dr. Wecht’e göre bu doktorlar birbirlerinin yazdıkları reçeteleri hiç kontrol etmeyip sorumsuzca reçeteler yazmaktadırlar. Elvis’in düzenli olarak muayene olduğu 6 doktordan bu üçünün yazdığı reçetelerde bir arada kullanılması son derece gereksiz ve bir o kadar da tehlikeli ilaç kombinasyonları oluşmaktadır. Wecht bunu sadece –sorumsuzluk- olarak ifade etmektedir. Çünkü tersi bu üç doktorun bilinçli ve planlı bir cinayet işlediğidir ki, Dr. Wecht buna pek ihtimal vermemektedir. Antidepresan ilaçların belirli bir dozdan sonra doz arttırımının ilacın etkisine hiçbir tesiri bulunmamaktadır. Yani her ilacın belirli bir maksimum dozu vardır ve bunun aşılması hastanın kendisini daha iyi hissetmesinde bir etkisi yoktur. Ağır durumlarda doktorların diğer antidepresanları bir arada kullanarak bu etkiyi yükseltmeleri normaldir ama Elvis davasında olay tehlikeli derece de abartılmıştır.

Elvis Presley’in Tabutu

Olayı derinlemesine inceleyen Dr. Wecht’e göre Dr. Nick Elvis’in aşırı dozdan öldüğünü biliyordu ama bunu bilen sadece o değildi. O gün hastanede olan Elvis’in korumaları ve büyük bir ihtimalle Tom Parker da ölüm sebebini herkesten önce biliyordu. Çünkü acildeki doktorun yaptırdığı ilk test “aşırı dozu” açıkça gösteriyordu ama birden bir örtbas telaşına neden düşülmüştü? Yani Elvis’in uyuşturucudan ölmediği açıktı ortada utanacak bir durum yoktu, tamam Dr. Nick burada suçluydu ve o kendini kurtarma peşindeydi ama ya diğerleri bu oyuna neden ortak olmuştu? Wecht bunun sebebini Elvis’in çevresindekilerin ahlaki eksikliğinde aramak gerektiği görüşünde.

Çünkü ABD’nin en büyük endüstrilerinden birisi olan Elvis Presley Endüstrisi, Elvis’ten çok çevresindeki bu –asalak- takımına çalışıyordu. Sağlığında Elvis’i sağan bu ekip ölümü üzerine de Elvis’i bir kenara bırakıp hemen “şimdi ne olacak?” telaşına düşmüştür. (Yani ölen öldü biz işimize bakalım anlayışına düşmüşlerdir) Muhtelemelen Tom Parker’dan çıkan fikre göre Elvis’in ölümünü bir muamma haline getirilerek bu şekilde bir süre gündemde tutulmalı böylece bundan bile kar etme düşüncesiyle raporlar ve gerçekler saklanmıştır.

Dr. Wecht’in bu yorumunu okuduktan sonra inanın mideme bir kramp girdi. Yalnız bunun sebebi bu insanların ne kadar adileşebildiklerini gördüğümden değildir, o tipleri zaten günlük hayatımda yoğun olarak görüyorum, dolar milyarderi bir şöhret olmasam da benim payıma düşenlerin sayısı Elvis’inkilerden kalabalıktır. Ama bu adamların Elvis’in neden öldüğünün onun müziğine hiçbir etkisinin olamayacağını ve bu adamın ölümsüz bir yorumcu olduğunu anlamaktan uzak zavallılar olması, sinirime dokundu.

Dr. Wecht elindeki raporların ölüm sebebini anlamak için yeterli olduğunu ama yasal otopsi prosedürlerinin tamamlanması açısından yetersiz olduğunu çünkü bazı testlerin ya hiç yapılmadığını veya daha büyük bir ihtimalle de yok edildiklerini düşünmektedir.

Vernon Presley Elvis’in Mezarında

Kaynak: Crime Library, Dr. Wecht’in 1979 ABC News Show 20/20 açıklamaları & Courtroom Television Network

Menderes Karaküçük

Şubat 9th, 2019

No comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir