Basında Biz

Hürriyet Pazar / Yeşim Çobankent / 07 Ekim 2001 Pazar

Hürriyet Pazar / Yeşim Çobankent / 07 Ekim 2001 Pazar

Kral Elvis’in İstanbul’daki tebaası

Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun ilk Elvis Fan Club’ı ve İnternet sitesi olan ‘Elvis in İstanbul’’ (Elvis İstanbul’da) göğsümüzü kabartıyor. Sitenin açılış sayfasında Elvis Presley 1930’lu yıllarda bir fasıl heyetinin önünde tef çalıp şarkı söylüyor. Yüzünde orada olmaktan o kadar memnun bir ifade var ki, sanırsınız 2000’li yılların Türkiye’sinde Tarkan… Elvis Presley’i bizden biri haline getiren Kemal Öznoyan ile konuştuk.

Her şey Açık Radyo’da Beatles programı hazırlayan Ömer Madra ve Doruk Yurdesin ile yaptığımız röportaj sonrasında başladı. Bu röportaj sırasında şöyle bir laf etmişti Ömer Madra: ‘‘Mesela Elvis ile ilgili bir program hazırlamak isterseniz yeterli materyal yok.’’

Bu laflara feci şekilde alınan Kemal Öznoyan hemen bizi aradı ve bu konuda söylecekleri olduğunu belirtti. 35 yaşındaki Kemal Öznoyan bir iç mimar ve yaklaşık on iki yaşından beri Elvis dinliyor, dinlemekle kalmıyor eline Elvis ile ilgili ne geçerse topluyor. Zaten fan olmanın olmazsa olmaz koşulu koleksiyonerlik. Eğer koleksiyon yapıyorsanız Elvis uçsuz bucaksız malzeme olanağı veriyor. Kemal Bey’in koleksiyonu neredeyse dünya çapındaymış, dökümü de şöyle: 550 CD, 100’e yakın video teyp, 100’e yakın kitap.


İLK BEŞE GİRDİ

Sitenin ve fan kulübün kurucusu ve her şeyi Kemal Öznoyan bir buçuk yıl önce eğitim görmek için gittiği ABD’den dönmüş. 12 yıl kaldığı Amerika’ya gidiş sebeplerinden biri de kolayca tahmin edebileceğiniz gibi Elvis’in Memphis’teki mezarını ziyaret etmek. Zaten yılda ortalama 800 bin kişinin ziyaret ettiği Elvis’in mezarına gitmek, hacca gitmek gibi bir şey. Kemal Bey iki kez gittiği bu mezarın Amerika’da Beyaz Saray’dan sonra en çok merak edilen yer olduğunu ve Elvis albümlerinin hala peynir ekmek gibi satıldığını söylüyor. Hiç durmadan para basan Elvis Presley endüstrisi Memphis’te yaşayan insanların en büyük gelir kaynağı. Şehrin havaalanına indiğiniz andan itibaren dağ taş Elvis’e kesmiş durumda. Hele ki Elvis’in doğum ve ölüm yıldönümlerinde yoğun bir Elvis turizmi yaşanıyor.

ABD’de iken en büyük hayali Elvis fan kulüplerinden birini Türkiye’de açmak olan Kemal Öznoyan 1999 yılında New York’ta bu hayalini gerçekleştirdi. Bugün yaklaşık bin üyesi var. Bu arada üstüne basa basa belirtiyor, resmi bir fan kulüp kurmak öyle kolay bir şey değil, Elvis Presley’in bütün ticari ilişkilerini yönlendiren Enterprises Inc’dan izin almak gerek.

Dünyada 1500 tane Elvis sitesi, 600 civarında da fan kulübü var. Kemal Öznoyan’ın hazırladığı site Elvis hayranlarının oylarıyla dünya çapında ilk beşe girmiş. Üstelik sitedeki Elvis resimlerinin arkasına İstanbul ve Türkiye resimleri döşendeği için memleketimizin tanıtımına da katkıda bulunuyor Kral Elvis.

Kemal Öznoyan’a bu işlerde 1999’dan beri yardım eden biri var, Korkmaz Uluçay. Kemal Bey onun Elvis konusundaki bilgi ve sevgisini kendi seviyesine yakın bulduğu için Korkmaz Uluçay ile içine sinerek çalışıyor. Korkmaz Bey de otuz beş yaşında ve kendini bildiğinden beri Elvis dinliyor. Onun koleksiyonu da fena değil, elindeki bütün Elvis yorumlarını her gün teker teker çalsa aynı şarkıya yeniden beş yıl sonra sıra gelirmiş. Elvis bir şarkıyı en az yirmi-otuz değişik şekilde yorumlayınca malzeme de gani gani oluyor tabii. Hele konserlerde kayıt yapan uyanık girişimcilerin cansiperane çabaları düşünülürse. Korkmaz Bey Türkiye’de basılan plakların dışarıdaki Elvis koleksiyoncuları için çıldırtıcı arzu nesneleri olduğunu ve çok pahalıya gittiğini söylüyor.

Peki siteye ve fan kulübe nasıl üye olunuyor? Öncelikle yirmi soruluk bir formdan oluşan sırat köprüsü var, onu geçmek lazım. Öyle saçını ya da giysilerini beğendiğiniz için Elvis Fan Club’a üye olmak yok. Müziğini sevmek ve belli bir koleksiyona sahip olmak gerekiyor. Kulübün belli bir kariyer seviyesi de var, mühendisler, spor yazarları filan. Zaten toplantılarda sizi görüp kumaşınızı beğenmezlerse kulübe giriş vizesi almanız çok zor.

Elvis’in sağlığında kullandığı orkestra 1997 yılından beri (yaşayan üyeleriyle, ki onların da yaşları altmışın üstünde) ülke ülke dolaşıp turnelere çıkıyor. Elvis’in ses ve görüntü kayıtlarını kullanarak Elvis konserleri veriyorlar. Orkestra hakiki, Elvis hayali tabii. Kemal Bey’in en büyük hayali bu kamera şakası gibi acayip Elvis konserini Türkiye’de gerçekleştirmek. Ama amcalar bir gecelik konser için yaklaşık 100 bin dolar istedikleri için bu proje yatmış vaziyette. Kemal Bey soruyor: ‘‘Yok mu bu parayı verecek zengin bir iflah olmaz Elvis hayranı?’’

Elvis belgeseli yaptılar

Onlar o kadar inançlı ve adanmış insanlar ki sponsorsuz mponsorsuz kendi başlarına 50’şer dakikadan iki bölümlük bir Elvis belgeseli yapmayı ve bunu Elvis’in geçen ölüm yıldönümünde ATV’de yayımlatmayı başarmışlar. Dünyada bir fan kulüp tarafından yapılan ilk belgesel olan bu çalışma uğruna montaj ve kurgu yapmayı bile öğrenmişler. Belgesel ATV’de yayınlanana kadar yedi-sekiz televizyon kanalını dolaşmışlar, ‘‘Neden İbrahim Tatlıses’in belgeselini yapmıyorsun?’’ sorusuyla karşılaşmış ve sık sık uzaydan gelmiş muamelesi görmüşler. Kemal Öznoyan ve Korkmaz Uluçay’ın tek tutkuları Elvis değil, altmışlı ve yetmişli Amerikan ve İngliz rock grupları hakkında da epey bilgileri ve ilgileri var. Ve hiç de küçümsenmeyecek bir arşivleri. Bu kadar malzemenin ziyan sebil olmasına gönülleri elvermediği için bir nevi rock belgeseli sayılabilecek bir dizi radyo programı hazırlamışlar. Bu programlar her cumartesi günü saat 17.00’de NTV Radyo’da (102.8) yayınlanıyor.

Hürriyet Pazar / Yeşim Çobankent / 07 Ekim 2001 Pazar

Yüksel Alemdar

Ekim 7th, 2001

No comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir